Kategori arşivi: Makaleler

Kartal Fizik Tedavi Rehabilitasyon

Doğum öncesi, kaza ve yaralanmalar sonucu oluşan fiziksel ve nörolojik problemler için ücretsiz fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmeti alabilirsiniz.


Sağlık ve Eğitim raporlu hastalarımız için ücretsiz servis imkanı sağlanmaktadır.

İstanbul Kartal Yakacık ta 250m kapalı alan 250m açık alanda ağaçlar ve yeşillikler içinde sağlık bakanlığının ve eğitim bakanlığının standartları çerçevesinde faaliyet göstermektedir.

DKA Kartal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezimizden ücretsiz hizmet almak için bilgi ve randevu alabilirsiniz.

İletişim: 0 216 309 99 91
Adres: Yakacık Çarşı Mah. Gülşen Sokak. 11-1 Kartal İstanbul

Alanında uzman fizyoterapistlerimiz sizlere şu alanlarda hizmet vermekteder.
Nörolojik hastalıklar

Felçler, ortopedik problemler
Omuz ve evresi eklemlerinin hastalıkları
omuz ve sırt kaslarında gerginlik, kas spazmı, bel ağrıları, bel fıtığı, boyun kireçlenmeleri, spor sakatlanması sonucu oluşan hareket kısıtlılığı ve ağrı, operasyon sonrası gelişen fonksiyon bozuklukları


Pozisyon bozukluğu, boyun, sırt, bel ağrılarının tedavisi, doğuştan omurga eğriliklerinin tedavisi, dirsek, bilek, el eklemlerinin ve yumuşak dokuların rahatsızlıkları, kalça ve diz hastalıkları, kemik erimesi(osteoporoz) riski olan ve yerleşmiş osteoporoz tedavileri

Dil ve Konuşma Değerlendirmesi

  • 01.06.2019 – 01.07.2019 tarihleri arasında 1. Sınıfa başlayacak tüm öğrencilerimize ücretsiz dil ve konuşma değerlendirmesi yapılacaktır.
  • Amaç 1. sınıfa başlayacak öğrencilerimizin ilköğretime dil ve konuşma problemleri olmadan başlamasıdır.
  • Dil ve konuşma problemleri ile ilköğretime başlayan öğrenciler akademik, sosyal ve psikolojik sorunlar yaşama olasılığı yüksektir.
Okumaya devam et

İstanbul Dil ve Konuşma Terapi Merkezi

Dil ve konuşma problemleri her yaşta ortaya çıkabileceği gibi en çok okul öncesi dönemde karşılaşılmaktadır.
Okul öncesi dönemde tedavi ve terapisi daha kısa ve kolay olabilmektedir.

Dil Konuşma Algı Özel Eğitim Merkezi Olarak İstanbul Kartal Maltepe Pendik bölgeleri başta olmak üzere yakın tüm ilçelere Dil ve Konuşma Problemlerinin üstesinden gelinmesi konusunda profesyonel destek sağlamaktayız.

Bünyemizde Dil ve Konuşma Terapisti, odyolog, çocuk gelişim uzmanı, duyu bütünleme terapisti, fizyoterapist, özel eğitim uzmanı bulunmaktadır.

Dil ve konuşma problemleri başta olmak üzere okula hazırlık ve destek, otizm, down sendromu, fiziksel problemler, zihinsel durumlar, özel öğrenme güçlüğü alanlarında bilgi ve randevu almak için iletişim kurabilirsiniz.

DKA ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ

Yakacık Çarşı Mahallesi Gülşen Sokak 11-1 Yüce belde Sitesi
Kartal – İSTANBUL
dkadanismanlik@gmail.com
0 216 309 99 91
0 546 218 6 218




Kartal Dil Terapi Merkezi

İnsan hayatı doğumdan ölüme kadar olan bir süreci kapsıyor. Bu süreci toplumda her birey olması gereken gelişim basamakları ile karşılayamamakta veya güçlük çekmekte. Bu basamakları olması gereken hali ile karşılayamayan bireyler özel eğitim kapsamı içerisinde değerlendirilmekte ve bu kapsamda eğitimlerine başlamaktalar. Bu gereksinimi karşılamaya yönelik Türkiye genelinde ve özellikle İstanbul’da birçok merkezde bu eğitim sağlanmakta. Bizde bu kurumlar arasında önemli bir yer tutan ve bu alanda uzman kadrosu ile kaliteli bir eğitim hizmeti sunan “DKA Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni “ziyaret ettik. 

“ Biz bu işe biraz farklı bakıyoruz”

Türkiye’de bu kitlenin % 10 oranında küçük bir kitlenin kapsadığını dile getiren Mehmet Ongun,” Biz bu işe biraz farklı bakıyoruz. Günümüzde bu tarz eğitim veren kurumlara ve toplumdaki ana olguya baktığımızda bu işin bakıcılık olarak algılandığını görüyoruz. Ama bizim için asla böyle bir durum söz konusu değil. Bu kurum olarak devlet destekli ve gönüllü olarak yürütüyoruz. Karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen bu işi iyi bir şekilde yapmayı amaçlıyoruz” diyerek gerek maddi gerek manevi anlamada büyük yatırımlar yaparak bu insanları topluma kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti. Bu eğitimin bir süreç olduğunu ve aşamalar halinde devam ettiğini belirten Ongun,“Bunu bir lokomotif gibi görmek gerekiyor. Yani basit bir dil problemi arkasında bir sürü vagon taşır. Çocukta akademik ve sosyal sıkıntılar ardı ardına yaşanmaya başlar. Ben dil ve konuşma alanında yüksek lisans yaptım. Burada bizim verdiğimiz eğitimler sayesinde bu sorunu yaşayan birçok çocuk ilkokula konuşma problemleri düzelmiş bir şekilde başladı. Çoğu kurumda dil ve konuşma terapisti dahi bulunmazken biz bu eğitimi üç terapist ile eğitim vermekteyiz” dedi.

“ Burada her çocuk ile birebir olarak ilgileniyoruz”

Ongun, ”Yaş ilerledikçe öğrenme güçleşiyor o yüzden bu eğitimleri erken yaşlarda bu çocuklara vermemiz gerekiyor. Biz buraya gelen çocuğu önce muayene ediyor ve belirli testlerden geçiriyoruz. Bu testler çerçevesinde çocuğun problemi belirleniyor. Ve o çocuğun bireysel ihtiyaç planı hazırlanıyor. Bu plan çerçevesinde haftalık, aylık ve yıllık olarak bir program hazırlanıyor. Bu program her çocuk için özel olarak hazırlanan bir program. Buna kişiye özel eğitim programı adını veriyoruz. Uygulanan eğitim sonunda çocuk üzerinde düzenli periyodlar halinde 3 ay, 6 ay ve 12 ay olarak değerlendirme ve kontroller yapılıyor. Uygulanan eğitim üzerinde çocukta herhangi bir gelişme yada ilerleme olmuyorsa uygulanan programı değiştiriyoruz” diyerek kuruma gelen ve eğitim alana her çocuk ile birebir olarak ilgilendiklerini dile getirdi.

Farklı bölgelerde 100’e yakın seminer

Özel eğitimin ülkemizde dünya ile kıyaslandığında çok uzun bir geçmişinin olduğunu belirten Ongun, ” Bu işi dünyaya öğreten bizleriz. Yüzyıllar önce dünyada bu çocukların içine cin veya şeytan kaçtığı öne sürülürken 100 yıl evvel Osmanlı döneminde bu çocuklara su ve müzik ile terapi uygulanıyordu. Biz de günümüzde bu işi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Bu iş para için yapılacak bir iş değil. Ben bu yola çıkarken bu işi insanlara doğru şekilde anlatmayı amaç edindim. Ülkemize baktığımızda yeterli dil terapistinin olmadığını görüyoruz. Olmadığı için bu konudaki kaynaklar da çok sınırlı. Ben bu alanda yüksek lisans yaptım. Ve Türkiye genelinde konuyla ilgili farklı illerde eğitimler verdim.  Ve bu konuda birçok kaynak yayınladım” dedi. Günümüzde özel eğitim geldiği noktaya dair de değerlendirmelerde bulunan Ongun,”Devlet son dönemlerde bu konuda bilinçlenmiş durumda. Günümüzde bu işi okumayan ve bilmeyen insanlar bu işi yapamıyorlar. Ancak bu insanların eğitime herkesten daha fazla ihtiyacı var. Eğitimdeki sorunlar kısmen aşılsa da sosyal yaşamdaki sorunlar devam etmekte. Dünya ile kıyasladığımızda bu insanlara tanınan yaşam alanının ne kadar kısıtlı olduğunu görüyoruz” diyerek eğitimden başlayarak sosyal alanda da bu sorunların çözümüne gidilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

“DKA Dil Konuşma- Algı ve Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi” İstanbul Kartal ilçesinde bulunan başlıca merkezler arasında yer alıyor. Mehmet Bey, merkezin vizyonu ve işleyişi hakkında önemli bilgiler verdi.

“Biz çocuklarımızı hayata kazandırmak istiyoruz”

“Merkezimiz 2017 yılında kuruldu. Kurumumuz 400m2 kapalı alan ve 350m2 bahçe alanı içersinde kurulmuş bir alan. Kartal Yakacık Çarşı Mah. Gülşen Sokak Yücebelde Sitesi’nde 3 katlı müstakil bir binada hizmet vermekteyiz.

Bünyemizde 3 Dil ve Konuşma Terapisti,2 Özel Eğitim Uzmanı, 2 Çocuk Gelişim Uzmanı, 1 Fizyoterapist. 1 Duyu Bütünleme Terapisti ve 1 Odyolog ile eğitim vermekteyiz. 
Kurumumuz Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olup 2 yaş üstü tüm bireylere ihtiyaç duydukları alanlarda sağlık raporu ve eğitim raporu ile ücretsiz eğitim sağlamakta. Burada toplam 90 engelli çocuğumuz var. Ve biz her birini ayrı ayrı düşünüyoruz.  15 derslik mevcut ve her sınıfın kendine özel öğretmeni var. Günlük 2 saat aylık 12 saat eğitim veriyoruz. Öğrencilerimizin yemek, ulaşım ve eğitim gibi tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.  Öğrencilerin eğitim alanındaki ihtiyaçları kadar sosyal alandaki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik de çalışmalar yaptıklarını ifade eden Ongun, “Bizler buradaki çocuklarımıza haftalık 1 saat grup eğitimi veriyoruz. Amacımız bu çocukları akranları ile bir araya getirmek. Çünkü ne kadar akran görüp etkileşim sağlarsa sosyal hayata karışmaları o kadar kolay olur. Aileler ile işbirliği içerisinde bu çocuklarımızı hayata kazandırmak istiyoruz” diyerek bu alanda farkındalık yaratmayı amaçladıklarını ifade etti.

Bir öğrenci velisinin duyguları;

Kurumda kendi oğlu eğitim alan Seda Hanım öğrenci velisi olarak kurumla ilgili düşüncelerini şöyle ifade etti. “ Benim oğluma yıllar önce konuşma bozukluğu ve disleksi teşhisi kondu. Mehmet Hocamıza ulaştık. Kendisi bize dil gelişimi anlamında çok destek oldu.  Kendileri kurum olarak bizlere çok destek oldular. Ve destek olmaya devam ediyorlar.  Konuşma bozukluğumuz neredeyse düzeldi. Kendisi alanında uzman biri ve bu kurumun bu alanda sorun yaşayan birçok çocuğa ve ailelerine derman olacağına inanıyorum” dedi.

Röportaj: Merve TOKAZ
Haberin Tamamı

İnterdisipliner çalışma nedir

Öncelikle multidisipliner ve interdisipliner çalışma nedir bilmekte fayda var. Sonrasında Özel Eğitim için interdisipliner çalışma neden şarttır bunun üzerinde durulacaktır.

Multidisipliner yaklaşım: ortak bir konuda,
herkesin bir diğerinin ne yaptığı ile ilgilenmesine
gerek kalmadan kendi işini yapmasıdır(1)

İnterdisipliner yaklaşım: ortak bir konuda,
belirli disiplin bilgisine farklı disiplinlerin katkıda
bulunmasıdır**. Disiplinler sınırlarını zorlar ve
karşılıklı bir etkileşim içine girerler(2)

İnterdisipliner çalışmada tüm meslekler hasta merkezli çalışırken probleme, sürece kendi branşları açısından bakıp çözüm önerinde bulunurlar. Diğer meslek elemanları ile tanışma tartışma fırsatı da bulacakları için meslekler arası çatışmalar ortadan kalkacaktır.

Neden özel eğitim de interdisipliner çalışma:
Hepimizin amacı özel çocuklarımızın performansını tüm alanlarda akranlarına seviyesine,  en kısa zamanda kalıcı olarak getirmektir.
İnterdisipliner çalışma ile özel çocuklarda zaman kaybı en aza indirmektedir. Özel çocuk branşlar arasında gidip gelirken zaman kaybı olmayacaktır.
Çocuk hızlı bir şekilde tüm uzmanların birlikte koordineli çalışması ile terapisi hızlıca yapılmaktadır.

İnterdisipliner çalışma ile uzmanlar hasta merkezli çalışacakları için bir birilerini daha iyi tanıyacaklardır. Meslekler arası çatışma en aza indirilecektir. Meslek elemanları diğer branşlarla birlikte çalışırken diğer meslekleri de yakından tanıyarak sınırlarını da öğrenecektir. Meslek elemanları çocuk merkezli çalışırken sınırlarını zorlayarak kendilerini geliştirme imkanları olacaktır.

Unutulmamalıdır ki özel eğitimde bireyin problemlerinin kaynağı bizim bilgimizin deneyimimizin dışında olabilir. Örneği kekemelik problemini ele alacak olursak
Kekeme birey 3-5 yaşlarında ise dil ve konuşma terapisti çocuk gelişim uzmanları ile birlikte çalışması faydalı olacaktır. Kekeme bireyde kas problemleri var ise fizik tedavi uzmanından, kekeme birey yetişkin ve psikolojik problemlerde bulunmakta ise psikologlarla çalışmakta fayda olacaktır.

Örneğin birey otizm teşhisi almış olsun. Birey özel eğitim, dil terapisi, spor eğitim, duyu bütünleme gibi eğitimler alıyor ve farklı kurumlardan alıyor ise tüm uzmanların yüz yüze toplanıp birey için birlikte çalışmaları bireyin hızlı bir şekilde toparlanması için neler yapılıyor neler yapılabilir … beyin fırtınası yapmaları gerekmektedir.

DKA Eğitim olarak kurumumuzda BEP toplantılarının dışında tüm uzmanlar çocuk merkezli toplantılar yaparak her branş kendi açısından neler yaptığını ve neler yapılacağı konusunda fikirlerini beyan etmektedirler. Bireyin daha hızlı ve kalıcı ilerlemesi için ortak fikirler ışığında bireyin terapi programı tekrar gözden geçirilmektedir.

Mehmet Ongun
DKA ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ

Yakacık Çarşı Mahallesi Gülşen Sokak 11-1 Yüce belde Sitesi
Kartal – İSTANBUL
dkadanismanlik@gmail.com
0 216 309 99 91
0 546 218 6 218
dkabilgi@gmail.com

Okumaya devam et

Bir Oyunun İçinde Otizm

Yalnız kaldığımız anlarda içimizden geldiği gibi davranır, en doğal halimizle özgürce iç dünyamızın
yönlendirdiği her şeyi yaparız. Bir gün kendimi elimi havaya kaldırmış parmaklarımı oynatırken
yakaladım. Birisi beni bu halde görürse normal olmayan bir halimin olduğunu düşüneceği korkusuyla
elimi aniden indirdim. Bu korku olmasaydı ne olurdu diye düşünsek, her isteğimizi yapsak, gerçekle
rüyayı karıştırsak, doğrular ve yanlışlar olmasa, canlılar hatta dünya olmasa; sadece siz ve o an olsa,
aklınızdan geçeni süzmeden davranışa dökseniz, korkusuzca yaşayıp acı sonuçlarla karşılaşsanız ve o
acı sonuçları anlamlandıramasanız, tam güzel kokulu bir yastığı burnunuza sürekli vururken birisi çıkıp
gelse ve başınıza koymanızı istese, bir ipi göz hizasında döndürürken elinizden alsa ve daha birçok
durum ile hem iç dünyanızın derinliklerinde hem de bir o kadar dünyanın tam ortasında olurdunuz. İç
dünyanızdan sizi tutup çekenlerle yaşadığınız bir oyun tıpkı gölgenizi kovalarken canlanıp karşınızda
durması gibi otizm…
Tek başına oyun oynarken birden birinin gelip değiştirmeye çalışmasını mı yoksa farkında olmadan
oyununa katılmış, sana eşlik eden birisinin oyununu sürdürmene yardımcı olmasını mı istersin?
Cevabı apaçık bir soru ile otizme nasıl müdahale edileceği, dünyanıza çekerken nasıl bir yol izlenmesi
gerektiğinin cevabı da ortaya çıkmış oluyor. Her şeyden önce otizm bir içe dönüş, teklik, yalnızlık ile
bütünleşmiş gibi görünse de doğru yöntemler uygulandığında her çocuk yalnızlığı bırakıp
karşısındakine ilgi göstermeyi isteyecektir. Bu yöntemleri en iyi şekilde uygulamak için birkaç öneriyi
dikkate alarak, kendinizi onun yerine koyarak, iki aynı dünyanın içindeki insanın birleşerek gerçek
dünyaya ulaşmasını sağlayacak konsantreyi sağlayarak, en üstün performansınızla siz o olun ; beraber
siz olun.
Öneriler
 Yönlendirmeden uzak durun yönlendirilen olun.
 Etkileşime ve iletişime odaklanın.( Sosyal etkileşim temelli yaklaşıldığında çocuğa doğal
öğretim fırsatı bütünüyle sunulur.)
 Göz kontağı kurun.(Ortak dikkat kurmaya çalışın.)
 Bütünüyle taklit edin.
 Dikkat dağıtıcı uyaranları ortamdan uzak tutun.
 Göz hizasında ve temas edebilecek yakınlıkta durun.
 Konuşmayı ve öğrenmeyi desteklerken oyunun örgüsü içinde kalın.
 Tonlamalarınızın değişken ve müzikal tarzda olmasına dikkat edin.
 Sevin.

Çocuklar oyunla öğrenir. Sürekli bir oyunun içinde olmak isterler ve ailelerin bu anı beklemesine
gerek yoktur. Çünkü tek başına bir nesneyi farklı bir nesneye vurmak dahi otizmde oyundur ve otizmli
bireyler yalnız oynamak istedikleri için değil onların dünyasına giren birisi olmadığı için yalnız
oynarlar.
Bu önemli anları kaçırmamalıyız. O dünyaya beraber girip beraber aydınlığa çıkmalıyız. Biz aydınlığa
ulaşma yolunda her zaman yanınızdayız. Işığımızla yolunuzu aydınlatmak, engelleri beraber aşmak
için varız. Her zaman birlik olmak dileğiyle…

Sena Kantar
Özel Eğitim Uzmanı
DKA Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi
Yakacık Çarşı Mahallesi Gülşen Sokak 11-1 Yüce belde Sitesi -Kartal – İSTANBUL 0216 309 99 91 – 0 546 218 6 218

Okumaya devam et

İstanbul Dil ve Konuşma Terapi Merkezi

ÜCRETSİZ DİL VE KONUŞMA TERAPİSTİ – ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ

Yakacık Çarşı Mahallesi Gülşen Sokak 11-1 Yüce belde Sitesi
Kartal – İSTANBUL
dkadanismanlik@gmail.com
0 216 309 99 91
0 546 218 6 218

Mail: dkadanismanlik@gmail.com

Bunu paylaş:

ALICI DİL GELİŞİMİNİ DESTEKLEYİCİ ETKİNLİKLER dil ve konuşma terapisi

Çocuğa ilk sözlü ifadeleri öğretirken onun her gün içinde bulunduğu ortamdaki olaylar ve nesneler dikkate alınmalıdır. Sözcük, çocuğa ait günlük işler, sevdiği oyuncaklar, yiyecekler ve hayvanlar göz önüne alınarak seçilmelidir.

  1. Çocuğun Günlük Yaşam içindeki Kavranılan Tanımasına ilişkin Etkinlikler
  2. Yemek sırasında yemek hakkında konuşulup çocuk yemeğini yerken1her nesneye dikkati çekilerek daha kolay isimlendirmesi sağlanabilir, ismi söylenen nesnenin gösterilmesi çocuğun daha kolay öğrenmesine yardımcı olacaktır.
  3. Çocukla birlikte alışverişe gidildiğinde orada bulunan yiyecekler hakkında konuşulabilir.
  4. Çocukla birlikte yoğrulabilen maddelerden çeşitli yiyecek figürleri yapılabilir. Çocuğun sevdiği yiyeceklerin tercih edilmesi öğrenmesini kolaylaştıracaktır.
  5. Çocuğun yoğurma maddelerinden yapmış olduğu modeller alışveriş oyununda kullanılabilir. Bu oyun için tahta blok ve karton kutulardan yararlanılır. Dükkan sahibi ve müşteri rolleri dönüşümlü olarak çocuklar ve yetişkinler arasından seçilir.
  6. Dergilerden kesilmiş ya da yetişkinlerin çizdiği resimlerden oluşan yiyecekleri tanıtan bir kitapçık hazırlanabilir.
  7. Çocuğun giyinip soyunduğu zamanlarda kullandığı giysiler yetişkin tarafından isimlendirilebilir.
  8. Giysiler yerleştirilirken çocuktan yardım etmesi istenebilir. Çocuğa giyim eşyalarından biri verilerek ismi söylenir. Daha sonra iki ya da üç giyecek seçilerek bunların isimleri sorulabilir.
  9. Çeşitli giysiler (elbiseler, pantolonlar, bluzlar, etekler v.s.), aksesuarlar (şapkalar, kemerler, eldivenler, kolyeler, yüzükler vs.) kullanılarak aile bireyleri, yakın çevredeki tanıdık kişiler canlandırılır. Giyinme oyunu sırasında giysilerin isimleri tekrarlanır ve çocuktan da giysilerin isimlerini söylemesi istenebilir.
  10. Kağıt bebekler ve bunların giysilerinden oluşan bir bebek oyunu takımı hazırlanır veya satın alınır. Çocukla birlikte bu giysiler bebeklere giydirilip, çıkarılabilir ve oyun sırasında giysilerin isimleri söylenebilir.
  11. Çamaşır yıkama ve çamaşır asma oyunu düzenlenerek, bebek boyu ve yetişkin boyu giysileri çocuğun yıkarken ve asarken isimlendirmesi sağlanacak şekilde oyun sürdürülür. Bir kukla kullanılarak, kuklanın çocuğa yönerge vermesi şeklinde,oyun çeşitlendirilebilir. Örneğin; “Bebemin eteğini yıka”veya “Elbiseni ipe as” gibi.
  12. Çocuk, hangi oyuncaklarla oynarsa oynasın oyuncakların isimleri söylenir. Aynı oyuncaklarla farklı mekanlarda oynaması sağlanır. Aynı oyuncağın birçok değişik şekli olabileceği de belirtilmelidir. Örneğin; çeşitli tipte bebekler, değişik renk ve şekillerde arabalar, kamyonlar gibi.
  13. Çocukla birlikte çeşitli meyve resimlerinden oluşan bir albüm hazırlanır. Bu resimlerdeki meyvelerin isimleri söylenerek çocuğa tanıtılır. Çocuktan ismi söylenen meyveyi bulması istenebilir.
  14. Günlük yaşam içinde evde kullanılan ya da çocuğun kullandığı nesneler hakkında konuşulur. Nesnelerin, çocuğun bildiği nesneler içinden seçilmesine dikkat edilmelidir.
  15. Çocukla taklidi oyunlar oynanabilir. Örneğin; kaşıklar, bardaklar, tabaklar, koltuklar, masalar vb. kullanılarak oynanan evcilik oyununda oyuncakların isimleri söylenerek çocuğun da isimlendirmesi sağlanabilir.
  16. Çocuğun günlük yaşamda kullanılan nesneleri tanıması ve isimlendirebilmesi için bilinen nesneler bir torbaya koyulur ve çocukla birlikte torbadan nesne seçip, nesneyi tanıma ve isimlendirme oyunu oynanabilir. “Bak, bu bir kaşık”, “Bok şimdi de bir anahtar buldum” gibi isimlendirmeler yapılır. Eğer çocuk torbadan seçtiği nesnenin ismini bilemezse, hepsi torbadan çıkarılıp isimleri tekrarlanabilir. Çocuğa yeniden denemesi için fırsat verilir. Oyuna çocuğun tanıdığı iki veya üç nesne ile başlanarak, yavaş yavaş sayısı artırılabilir.
  17. Çocuğa hayvanları tanıtmak için hayvanat bahçesine gezi planlanarak hayvanların isimleri söylenebilir ve çıkardıkları sesler taklit edilebilir.
  18. Çocukla birlikte hayvanların resimleri çizilebilir veya dergilerden hayvan resimleri kesilerek bir tanıtım kitabı hazırlanır.
  19. Çeşitli bul-yap oyunları ile çocuğa hayvanlar, taşıtlar, meyveler, giysiler, meslekler, giyecekler vb. tanıtılır, isimleri öğretilir ve çocuktan da isimlendirmesi istenir.
  20. Çocuğun taşıtları tanıması için oyuncak arabalar, otobüsler, kamyonlar, trafik işaretleri, köprüler, yollar kullanılarak oyunlar düzenlenebilir.
  21. Çocuğun yiyecekleri ve yyiyecekleri ve yullanılan malzemelerin isimlerini öğrenmesi için evcilik köşesinde kullanılan materyallerle çeşitli etkinlikler düzenlenebilir. Yiyecek ve içecekler çocuğa gösterilerek isimlendirmesi istenebilir.
  22. Sözcük Çeşitlerinin Öğrenilmesine Yönelik Etkinlikler

Çocuğun iki sözcükten basit cümleler oluşturmaya başladığı dönemde, bildiği sözcüklerin çoğunluğu isimlerdir. Çocuk birkaç fiili ve kendine söylenen cümleleri anlayabilmek için cümle içindeki bildiği isimlerden yararlanır. Bu dönemde çocukların sözel iletişimde kullandıkları cümleler iki sözcüklü ve çocuğun bildiği sözcüklerden oluşmalıdır. Fiiller isimlerden biraz daha zor öğrenilir. Bu nedenle fiil içeren cümleleri çocukların anlaması için bazen birkaç kez tekrarlamak gerekir. Çocukların fiilleri daha kolay anlayabilmeleri için etkinlik sırasında ne yapıldığı sırayla söylenmelidir. Örneğin; çocukla dışarıda birlikte iken “Şimdi merdivenleri çıkıyoruz” “Taksiye biniyoruz” “Eve geldik” ya da “Evde yemek yiyeceğiz”, “Baban uyuyor” gibi çocuğun daha kolay öğrenebileceği günlük yaşam içindeki hareketleri ifade eden fiilleri öğrenmesi sağlanır.

  1. Çocukla birlikte bir kitaba bakarken, kitaptaki resimlerde görülen hareketler hakkında konuşulur. “Bu çocuk koşuyor”, “Araba gidiyor”, “Bu çocuklar top oynuyor” gibi hareketleri ifade eden fiil cümleleri tekrarlanır ya da çocuğa “Bu çocuk ne yapıyor?”, “Adam ne yapıyor?” gibi fiil cümlelerinin ifadesini gerektiren sorular sorulabilir.
  2. Çocuğa oyun sırasında Topu bana at”, “Arabayı garaja koy”, “Bebeği yatağına yatıralım, uyusun” gibi bazı yönergeler verilerek, fiillerin kullanımı arttırılabilir.
  3. Çocuğa ben, sen, o gibi şahıs zamirlerinin öğretilmesi için bir takım etkinlikler düzenlenir. Örneğin; çocuğa içinde zamirlerin kullanılabileceği bir öykü anlatılır. Bununla ilgili sorular sorulabilir. Örneğin; “Ay$e ve annesi parka gittiler. O parkta salıncağa bindi. Annesi ona yardım etti” vb… “O nereye gitti?, O kiminle gitti?” vb…
  4. Çocuğun bir günlük tutmasına yardım edilir. Okulda ve evde yaptıklarını kendisi çizerek ya da dergilerden kestiği uygun resimleri yapıştırarak bir günlük oluşturabilir. Daha sonra çocukla günlüğün içindekiler ile ilgili konuşulabilir. Örneğin; “O (kardeşi) ne giymiş?, Sen parkta ne yaptın?” vb…
  5. Aile fotoğrafları masanın üzerine koyularak onlarla ilgili konuşulur ve sorular sorularak çocuğun cevap vermesi sağlanabilir. Örneğin; “Bak bu senin baban, bu da senin kardeşin” vb… “Bu kim?”- Benim dedem vb…-
  6. Beyaz kanona bir çocuk resmi çizilir ve vücut kısımları kesilir. Kesilen vücut1kısımları gösterilerek ne olduğu sorulur. Çocuğun “Bu onun burnu, bu onun eli” şeklinde yanıt vermesi sağlanır. Daha sonra bu parçalar hazırlanan çocuk resminin üzerine yapıştırılabilir.
  7. Çocuk evcilik oyuncakları ile oynarken ona çeşitli yönergeler verilebilir, örneğin; “Bu benim, bu senin, bu da kardeşinin odası. Şimdi yatağı benim odama, televizyonu senin odana koy” vb…
  8. Zaman kavramı ile ilgili olarak, çocukla günlük yaşantısı içinde yaptıkları hakkında konuşulabilir. Örneğin; kahvaltı zamanı ya da oyun oynarken; ne yapıyor olduğu, ne yaptığı ve ne yapacağı ile ilgili sorular sorulabilir.
  9. Birbirini takip eden olay karları hazırlanır. Örneğin; fidan/küçük ağaç/büyük ağaç resmi, bütün elma/yansı yenmiş elma/çoğu yenmiş elma resmi vb… Çocuğa ilk resimler verilir ve diğer resimlerle beraber doğru olarak sıralaması sağlanabilir. Öncelikle iki kart ile başlanmalı daha sonra kan sayısı arttırılmalıdır.
  10. Çocukla birlikte bir günlük tutulabilir. Her gün çocuğun dün ne yaptığı, yarın ne yapacağı ile ilgili konuşulabilir.
  11. Çocuğa zamanı içeren bir hikaye okunabilir ve bununla ilgili çeşitli sorular sorularak yanıtlaması istenebilir, örneğin; “Çocuk ne yaptı?, Annesi ona ne dedi?, Dün ne oldu?” vb…
  12. Çocuğa içinde, alımda, yanında vb… edatların öğretilmesi için çeşitli etkinlikler düzenlenebilir. Örneğin; yetişkin yaptığı hareketler hakkında çocukla konuşabilir. “Bak ben masanınyanındayım” gibi.
  13. içinde çeşitli edatların yer aldığı şarkılar tekerlemeler ve şiirler çocuklarla birlikte söylenebilir. Şarkıda yer alan olayları hareketlerle anlatabilmesi için çocuğa yardım edilmeli, daha sonra ilgili hareketleri doğru olarak kendi kendine yapması beklenmelidir.
  14. Günlük yaşantı sırasında çocuğa yönerge verilirken, açıklayıcı olmasına dikkat edilmelidir. Örneğin; “Oyuncakların yatağın altında”, “Çoraplar dolabın içinde” gibi. Eğer çocuk verilen yönergeyi anlamazsa, yetişkin çocukla beraber yatağın altına eğilir ve orada olduğunu gösterebilir.
  15. Çocuklara içinde-üstünde-altında gibi edatları tanıtmak amacıyla resimli hikaye kitapları okunabilir. Hikayede geçen yer bildiren sözcükler üzerinde durulmalıdır. Resimlere bakarak çocuğa sorular sorulabilir ve edatları kullanarak cevap vermesi sağlanabilir.
  16. Grup halinde çocuklarla saklambaç oynanabilir. Odanın dışına bir çocuk çıkarılır ve diğer çocuklar ona duyurmadan bir oyuncağı ya da eşyayı belirleyerek, oda içinde bir yere saklarlar. Çocuk tekrar odaya girdiğinde, çocuklar saklanan eşyanın yerini tarif ederler. Örneğin; masanın yanında, kutunun içinde gibi.
  17. Yetişkin çocukla beraber bir mutfak köşesi hazırlayabilir. Oyuncak masalar, sandalyeler, tabaklar, tencereler, buzdolabı, fırın vb. malzemeler bu amaç için kullanılabilir. Çocuğa neyi nereye koyacağı ile ilgili yönergeler verilebilir. Örneğin; “Tencereyi fırının üstüne koy ” gibi.
  18. Çocuğa masa, sandalye, ev, deniz resimleri çizilir. Çocuktan çizilen resimler üzerine, verilen yönergeye uygun çizimler yapması istenebilir. Örneğin; “Masanın altına  top çiz”, “Evin üstüne baca çiz” gibi.
  19. Biri büyük diğeri küçük olmak üzere iki kutu hazırlanabilir. Yetişkin çocukla beraber oyuncakları düzeltirken “Bak ben tavşanı büyük kutuya koyuyorum” der ve tavşanı büyük kutu içine yerleştirir. Bir oyuncak da çocuğa verilir ve “Oyuncağı küçük kutu içine koyar mısın?” şeklinde yönerge verilir ve çocuğun doğru kutu içine oyuncağı yerleştirmesine dikkat edilir.
  20. Evcilik oyunu oynanırken farklı büyüklükte iki bebek kullanılabilir. Yetişkin eline bir tabak alır, “Ben büyük bebeğe tabak veriyorum” der ve bebeğin onuna tabağı koyar. Daha sonra çocuğa bir nesne verilerek onun da aynı olayı küçük bebek için tekrarlaması istenebilir.

    dil ve konuşma terapisti

DEMİR, ABDULLAH, 2005

 

Kavram Öğretim Seti

Kavramlar çocukların öğrendikleri ilk soyut öğrenmeler kabul edilebilir. Çocuklarda sayısal zekanın temelleri kavram ile atılmaktadır. Azlık niteliksel ve niceliksel çoğu kavram yaşamın ile yıllarına öğrenilmektedir.
Çocuklar kavramları öğrenmeye başlamasıyla yaşamı, yaşadıkları sosyal çevreyi daha iyi anlamlandırmaktadır.
Okul öncesi dönem (5-6 yaş) bitmeden çocukların 50 den fazla kavramı yaşamın içinde kullanmaya başlaması gerekmektedir.

Kavram öğretim konusunda değerli hocalarımızın hazırlamış olduğu Kavram öğretim setini öğretmen ve ailelerimizin kullanımına sunmaktayız.
Seti oyunlarla ve yaşamın içinde kullanarak çocuğun temel öğrenim olan kavramları çabucak kazanmasına yardımcı olabilirsiniz. Okumaya devam et

Konuşmanın 5N1K’sı Çıktı

“Konuşmanın 5n1k’sı”
“Ne, ne zaman, neden, nerede, nasıl, kim”
Dil ve Konuşma Terapisi – İletişim Becerileri Seti

Set İçeriği
206 Sayfa, A4 Boyutunda Tek Yön Görsel Kartlardan Oluşmaktadır.
300 gram kalın kuşe kağıda basılmıştır.
Tel, kapak, Spiral vs bulunmamaktadır. Bu sebebi kart halinde bireyle daha pratik ve hızlı çalışmasıdır. Kullanım tercihinize göre kartları delgeçle delerek klasörleyebilirsiniz. Okumaya devam et

Evde Özel Eğitim Modeli Nedir?

Bireyin eğitim-öğretim kurumlarının yanı sıra
Diğer yaşam alanlarında,
vakit geçirdiği mekanlarda,
evde, kreşte ve park gibi oyun alanlarda
doğal  olarak ve yaşamın içinde eğitim-öğretim süreçlerinin devam ettirilmesidir. Okumaya devam et